10-16 Mayıs Engelliler Haftası kapsamında Türk PDR Derneği Erzincan İl Temsilciliği tarafından yayımlanan açıklamada, engelliliğin bir eksiklik değil, toplumsal çeşitliliğin doğal bir parçası olduğu vurgulandı. Açıklamada, her bireyin farklı ihtiyaçlara sahip olduğu belirtilerek, kapsayıcı ve erişilebilir bir toplum anlayışının önemine dikkat çekildi.
Türk PDR Derneği Erzincan İl Yönetimi Kurulu Üyesi Esma Bolat mesajında şunları kaydetti; "Toplum, farklı özelliklere sahip bireylerin bir araya gelmesiyle oluşan, yaşayan ve sürekli gelişen bir yapıdır. İnsanlık tarihi boyunca bizler; köylerden ülkelere kadar uzanan büyük toplulukları, bir arada yaşama iradesiyle inşa ettik. Bu birliktelik, insanın en temel ihtiyacı olan güven ve aidiyet duygusunun bir sonucudur.
İnsanlar doğası gereği kendilerine benzer niteliklere sahip kişilerle bir arada olma eğilimi gösterseler de, parmak izimizin eşsizliğinden başlayarak her birimiz birbirimizden çok farklı ve biricik özelliklere sahibiz. Türk PDR Derneği Erzincan İl Temsilciliği olarak bizler de bu farklılıkların birer "engel" değil, toplumsal yapımızı güçlendiren birer zenginlik olduğuna inanıyoruz. Engelliler Haftası, tam da bu anlayışla; farklılıklarımızın toplumsal zenginliğimiz olduğunu hatırlamamız ve her bireyin yaşamdaki vazgeçilmez yerini vurgulamamız için vardır.
Peki, engellilik kavramını nasıl tanımlıyoruz? Engelliliği; sadece bedensel bir durumla sınırlı görmeyip; zihinsel, ruhsal veya duyusal alanlarda da görülebilen, doğuştan gelen ya da sonradan oluşan farklılıklar nedeniyle bireyin toplumsal yaşama katılımda çeşitli desteklere ihtiyaç duyması olarak değerlendiriyoruz. Ancak mesleki ve insani bir perspektifle şunu görmeliyiz ki: İhtiyaçlarımızı "normal" ve "özel" diye keskin çizgilerle kategorize etmek, gerçekle bağdaşmayan bir yaklaşımdır.
Aslında her bireyin hayatta kalabilmek ve kendini gerçekleştirebilmek için farklı destek sistemlerine ihtiyacı vardır. Kimimiz uzağı görebilmek için gözlük kullanırken, kimimiz hayatı planlamak için teknolojik araçlar kullanırız. Kimimiz bir binanın üst katına çıkmak için merdiveni, kimimiz asansörü, kimimiz ise rampayı tercih ederiz. Kullandığımız araçlar değişse de aslında hepimiz aynı temel hakkı kullanıyoruz: Hareket etmek, öğrenmek ve hayata karışmak.
Bu noktada devletimiz, her bireyi anayasa ve kanunlarla temel haklar konusunda güvence altına almıştır. Bireyin fiziksel, zihinsel veya ruhsal bir farklılığının olması, bu haklar çerçevesinde ayrı tutulması gereken bir durum değil; tam aksine bütünün ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirilmesi gereken bir konudur. Bu ihtiyaçların karşılanması bir "ayrıcalık" ya da "yardım" değil, demokratik ve anayasal bir haktır.
Hepimiz hayatın içinde farklı yol ve yöntemlerle var olmaya çalışıyoruz. Türk PDR Derneği olarak hatırlatmak isteriz ki; asıl engel bireyin durumunda değil, bu farklı ihtiyaçları kapsayıcı bir şekilde karşılamayan bakış açılarında ve erişilebilir kılınmayan çevresel düzenlemelerdedir. Unutulmamalıdır ki; farklılıklarımızla bir bütünüz ve birlikte daha güçlüyüz."