Kurban Bayramı nedeniyle memleketi Erzincan’a gelen Eğitimsen Genel Başkanı Kemal Irmak, gündemdeki “mutlak butlan” tartışmaları ve son siyasi gelişmelere ilişkin basın açıklaması düzenledi.
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası Erzincan İl Başkanlığı’nda gerçekleştirilen açıklamaya, Şube Sekreteri Suat Buğa ile Şube Yürütme ve Disiplin Kurulu üyeleri Sevgi Irmak, Murat Anlar ve Ercan Toprak da katıldı.
Basın açıklamasında konuşan Kemal Irmak, ana muhalefet partisine yönelik uygulamaların halkın seçme ve seçilme hakkına ağır bir müdahale olduğunu savundu. Parti binalarına polis zoruyla girildiğini ve seçilmiş delegelerin iradesine müdahale edildiğini öne süren Irmak, yaşananların demokratik siyaset alanını daraltmaya yönelik olduğunu ifade etti.
Başkan Kemal Irmak yaptığı basın açıklamasında şu ifadeleri kullandı; "Değerli basın emekçileri, dün Türkiye tarihinde bir ilk daha yaşandı. Ana muhalefet partisi CHP’ye Mutlak Butlan atandı. Bu halkın seçme ve seçilme hakkına yönelik çok ağır bir saldırıdır. Saldırı mutlak butlan atanmasıyla da kalmadı. Polis zoruyla bina içine girilerek, partinin seçilmiş delegelerinin, iradesine yönelik doğrudan saldırıya dönüşen utanç görüntülerini izledik.
Yerel seçimlerde ortaya çıkan halk iradesini hazmedemeyenler, önce seçilmiş belediye başkanlarını, siyasileri, gazetecileri, sendikacıları, akdemisyenleri ve muhalif kesimleri yani kendileri dışında kalanları hedefe koyarak tüm toplumsal muhalefeti siyasallaştırılmış yargı eli ile etkisiz hale getirmek için operasyon üstüne operasyon yapıyorlar.
Aslında tüm bu operasyonlar; parti binasına emniyet güçleri ile zorla girilmesi, demokratik siyaset alanını tamamen tasfiye etmeye yönelik tehdidin bir parçasıdır. O nedenle bütün bu olanları sadece ana muhalefet partisine yönelik bir saldırı olarak değerlendirmiyoruz. Bu tek adam rejimini kabul etmeyen, bu rejime karşı duran, herkesi hedefine koyan kuşatmanın, parçası olarak değerlendiriyoruz.
Ülke demokrasisine yönelik bu ağır müdahaleleri planlayanlar, uygulayanlar ve bütün bu yaşananlara çanak tutan işbirlikçiler halkın vicdanında mahkum olacaktır. Diğer yandan, parti binalarını işgal edenler, belediyelere yönelik operasyonlar yaparak belediye başkanlarını hukuksuzca içeri atanlar, halkın itirazlarını bastırmaya çalışanlar bilmelidir ki; rüzgar ekenler fırtına biçecektir.
Bir taraftan adı tam olarak konulmamış bir süreç işletiliyor. İç tahkimat deniliyor. Diğer yandan kendilerinden görmediklerini, onları alkışlamayanları hizaya sokma operasyonları yapılıyor. Demek ki bütün tahkimat tüm muhalefeti sindirme, ayrıştırma için. Yani mutlak iktidar için, mutlak butlan.
Değerli arkadaşlar…
Biz Eğitim Sen olarak; tüm eşitsizliklere karşı – eşitliği, savaşa karşı barışı, militarizme ve antidemokratik uygulamalara karşı demokrasiyi savunduk, savunmaya devam edeceğiz. Durduğumuz yer burasıdır. Bugünde iktidarın baskıcı, antidemokratik uygulamalarına karşı demokrasiyi savunuyor ve bunun mücadelesini veriyoruz. Ve bedeli ne olursa olsun, demokrasinin, halk iradesinin, hukukun ve adaletin yanında olmaya tüm kararlılığımızla devam edeceğiz. Emek örgütleri ile ve tüm demokrasi güçleri ile birlikte, bu ülkenin yarınlarına ve gençlerimizin geleceğine sahip çıkmak için mücadeleyi büyüteceğiz.
Ve bu mücadele bugün değilse, ne zaman..!"