Ajans Erzincan Köşe Yazarı Gıyasettin Çetinkaya ülke siyasetinde son günlerde yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. Çetinkaya şu ifadelere yer verdi;
“Türk siyasetinde son günlerde öyle gelişmeler yaşanıyor ki, “Siyasette hiçbir şey eskisi gibi olmayacak mı?” sorusu ister istemez akıllara geliyor.
Dün birbirine mesafeli duranlar bugün aynı fotoğraf karesinde buluşuyor. Dün söylenmesi bile düşünülemeyen sözler bugün siyasetin en üst makamlarında konuşuluyor. Partilerin içindeki dengeler değişiyor, eski hesaplar yeniden açılıyor, küsenler yeniden hatırlanıyor.
CHP’de bölünmeler ve iç tartışmalar…
MHP’de alışılmışın dışında yeni söylemler…
DEM Parti üzerinden yürütülen yeni süreç ve silahların bırakılarak siyasetin TBMM çatısı altında yapılmasına yönelik çağrılar…
Ve diğer tarafta AK Parti…
Geçmişte partiye hizmet etmiş, görev almış, emek vermiş ancak zaman içerisinde kırılmış, küsmüş veya siyasetin dışında kalmış isimler yeniden bir araya getiriliyor.
Kendilerine teşekkür belgeleri veriliyor.
Gönülleri alınmaya çalışılıyor.
Peki insan sormadan edemiyor:
Bu sadece bir vefa mı, yoksa yaklaşan büyük bir siyasi hareketliliğin hazırlığı mı?
Çünkü siyaset, sadece görünen yüzünden ibaret değildir.
Bazen bir teşekkür belgesinin arkasında bile geleceğe yönelik ciddi bir hesap olabilir.
Yıllarca kenarda bırakılan insanların yeniden hatırlanması, eski teşkilat mensuplarının bir masa etrafında toplanması ve gönüllerinin alınmaya çalışılması elbette önemlidir.
Ama bunun zamanlaması daha da önemlidir.
Demek ki birileri geçmişe bakıp geleceği yeniden şekillendirmeye hazırlanıyor.
Belki yeni ittifaklar kurulacak…
Belki siyasi dengeler değişecek…
Belki bugün birbirine uzak görünenler yarın aynı zeminde buluşacak.
Belki de yıllardır siyasetin dışında bırakılan isimler yeniden sahneye çıkacak.
Şimdilik kesin bir şey söylemek zor.
Ancak görünen bir gerçek var:
Siyasetin dengeleri değişiyor.
Ve değişen sadece partilerin söylemleri değil; siyasetin ezberleri de değişiyor.
Önümüzdeki günlerde bugün bize şaşırtıcı gelen birçok gelişmenin aslında daha büyük bir siyasi tablonun parçaları olduğunu görebiliriz.
O nedenle bundan sonra siyaseti sadece bugünün fotoğrafına bakarak değil, yarının hesabını okuyarak değerlendirmek gerekiyor.
Çünkü siyasette bazen en önemli gelişme, kürsüde söylenen söz değil;
kapalı kapılar ardında kurulan cümledir.
Anlaşılan o ki önümüzdeki günlerde siyaset daha da ısınacak.
Taşlar yerinden oynuyor…
Ve bakalım bu taşlar yeniden yerine oturduğunda, Türkiye siyasetinde hangi dengeler değişmiş olacak?
Bekleyip göreceğiz.”