TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Bingöl İl Temsilcisi Mehmet Alban, 18 Temmuz 1784 tarihinde meydana gelen Erzincan merkezli 7,6 büyüklüğündeki depremin yıl dönümünde yaptığı açıklamada, Bingöl'ün özellikle Yedisu ve Karlıova hattındaki deprem riskine dikkat çekti. Alban, il genelindeki yerleşim alanlarının zemin ve yapı stoğu envanterinin düzenli olarak güncellenmesi gerektiğini vurguladı.

Bingöl'ün, Kuzey Anadolu Fay Hattı ile Doğu Anadolu Fay Hattı'nın kesişim noktasına yakın konumuyla Türkiye'nin en kritik sismik bölgelerinden biri olduğunu belirten Alban, 242 yıl önce yaşanan depremin Yedisu ve Karlıova hattında önemli etkiler bıraktığını ifade etti.

1784 yılında meydana gelen depremin, günümüzde bilim insanlarının yakından takip ettiği ve uzun süredir kırılmayan Yedisu Sismik Boşluğu ile doğrudan bağlantılı olduğuna dikkat çeken Alban, bu durumun bölgede ciddi bir gerilme birikimine işaret ettiğini söyledi.

Karlıova Üçlü Eklemi'nde doğrultu atımlı fayların ve karmaşık blok hareketlerinin etkili olduğunu belirten Alban, büyük depremlerin tali fay sistemleri üzerinde de yeni gerilmeleri tetikleyebileceğini kaydetti.

Yerel zemin koşullarının da deprem riskini artırdığına değinen Alban, Bingöl il merkezi ile ilçelerde bulunan alüvyonal alanlar, dere yatakları ve gevşek zeminlerin deprem dalgalarını büyütebildiğini belirterek, yeraltı su seviyesi ve litolojik özellikler dikkate alınmadan yapılan yapılaşmaların ciddi risk oluşturduğunu ifade etti.

Deprem zararlarının azaltılmasının ancak bilimsel ve mühendislik esaslarına uygun çalışmalarla mümkün olacağını vurgulayan Alban, imara açılacak ve kentsel dönüşüme girecek alanlarda ayrıntılı jeolojik ve jeoteknik etütlerin eksiksiz yapılması gerektiğini söyledi.

Ayrıca uygun temel sistemlerinin seçilmesi, gerekli görülen alanlarda zemin iyileştirme çalışmalarının uygulanması ve özellikle kamu ile özel yapılarda deprem izolatörleri gibi sismik koruma teknolojilerinin kullanımının yaygınlaştırılması gerektiğini belirtti.

Mehmet Alban, Karlıova, Yedisu, Genç, Solhan, Kiğı, Adaklı ve Yayladere başta olmak üzere tüm yerleşim alanlarında zemin ve yapı stoğu envanterinin sürekli güncel tutulmasının büyük önem taşıdığını ifade ederek, geçmiş depremlerin bilimsel veriler ışığında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Açıklamasının sonunda Alban, "Geçmişte yaşanan afetler, doğayla mücadele etmeyi değil, bilimin ve mühendisliğin rehberliğinde hareket etmeyi bizlere hatırlatmaktadır." ifadelerini kullanarak, 1784 depreminde ve diğer tüm afetlerde hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle andı.

Muhabir: Çiğdem Turan