Erzincan’ın 25 Temmuz 1916’da Rus işgaline uğradığı, 15 Şubat 1918’de ise yeniden özgürlüğüne kavuştuğu o çalkantılı yıllar, binlerce ailenin hayatında silinmez izler bıraktı.
İşte o günlerin acısını ömrü boyunca yüreğinde taşıyan Hüseyin İbrahim Sağlam’ın dramatik yaşam öyküsü, işgalin bireysel hafızalardaki yansımasını bir kez daha gözler önüne serdi.
3 Yaşında Başlayan Ayrılık
Nüfus kayıtlarına göre 1913 doğumlu olan Hüseyin İbrahim Sağlam, 1916’daki işgal sırasında henüz 3 yaşındaydı. Erzincan’da askeri kışla yakınlarında bir evde yaşayan küçük Hüseyin, annesinin tandırda ekmek yaptığı günleri, evlerinin önünden akan ırmağı ve kapısında fener yanan büyük binayı hafızasında silik de olsa taşıdı.
İşgal günlerinde başlayan panik ve göç dalgası, Sağlam ailesini de yollara düşürdü. At arabasına yüklenen eşyalar, vedalaşmak için gelen atlı bir subay baba, verilen bir hatıra para… Ardından Sivas yönüne doğru başlayan mecburi göç.
Yolda karşıdan gelen Rus ve Ermeni askerleri nedeniyle yaşanan panik sırasında aile fertleri birbirinden koptu. Küçük Hüseyin, annesi ve ağabeyinden ayrı düştü. O günden sonra bir daha ailesine kavuşamadı.
Sivas’ta Yeni Bir Hayat
Göç kafilesiyle birlikte Sivas’a ulaşan küçük çocuk, burada sahipsiz kaldı. Osmanlı idaresinin ve Sivas halkının göçmenlere sahip çıktığı o günlerde, bir Sivaslı aile tarafından evlat edinildi. Henüz 3 yaşında öksüz ve yetim kalan Hüseyin İbrahim, artık Sivaslı bir ailenin evladıydı.
Ancak Erzincan hasreti hiç dinmedi. Hayatı boyunca, “Ben Erzincanlıyım. Babam üst rütbeli bir subaydı. 1916 işgali nedeniyle Sivas’a göç ettik” sözleriyle kimliğini ve köklerini gururla dile getirdi.
Tokat’ta Kurulan Yeni Bir Aile
Askerlik dönüşü 1935 yılında Tokat’a yerleşen Hüseyin İbrahim Sağlam, uzun yıllar ırgatlık ve ortakçılık yaptı. 1950 yılında Tokat Belediye Parkı’nda kadrolu bahçıvan olarak görev aldı. Çalışkanlığı ve dürüstlüğüyle çevresinde sevilen bir isim oldu.
1969 yılında vefat eden Hüseyin İbrahim Sağlam, ömrü boyunca Erzincan’a, annesine, babasına ve kardeşlerine duyduğu özlemi kalbinde taşıdı. Geride çocuklarını ve torunlarını bıraktı.
“Yarım Kalan Fotoğrafı Tamamlamak”
Oğlu Halis Sağlam tarafından kaleme alınan anı metninde, amaçlarının geçmişi unutmamak ve yarım kalan aile hikâyesinin izini sürmek olduğu vurgulandı. Sağlam ailesi, Erzincan’ın işgal ve kurtuluş günlerinin hatırasını yaşatarak, bir daha benzer acıların yaşanmaması temennisinde bulundu.
Erzincan, 25 Temmuz 1916’da başlayan işgal günlerinin ardından 15 Şubat 1918’de yeniden özgürlüğüne kavuştu. Ancak o yılların acısı, ayrılıkları ve kayıpları; Hüseyin İbrahim Sağlam’ın hayatında olduğu gibi, pek çok ailenin hafızasında yaşamaya devam ediyor.
“Ben Erzincanlıyım” Diyerek Yaşadı: 1916’nın Yetim Bıraktığı Bir Hayat
Erzincan’ın 25 Temmuz 1916’da Rus işgaline uğradığı, 15 Şubat 1918’de ise yeniden özgürlüğüne kavuştuğu o çalkantılı yıllar, binlerce ailenin hayatında silinmez izler bıraktı.
Yorumlar





