Çocukların tatlı isteği çoğu zaman çikolata, gofret, bisküvi ve şekerleme gibi paketli ürünlerle karşılanıyor. Özellikle okul çağındaki çocukların gün içinde bu ürünlere daha kolay ulaşabilmesi, tatlı denildiğinde akla doğal besinler yerine paketli gıdaların gelmesine neden olabiliyor.
Oysa çocukların tatlı isteğini karşılamak, mutlaka abur cubur tüketmek anlamına gelmiyor. Uzmanların çocukluk döneminde yeterli ve dengeli beslenmeye yönelik önerileri, ara öğünlerde meyve, süt ve süt ürünleri, kuru meyve ve yağlı tohumlar gibi seçeneklerin değerlendirilmesine dikkat çekiyor.

Burada asıl soru ise şu: Çocuğun canı tatlı istediğinde ilk seçenek neden market rafı oluyor?
Çocukların damak tadı ve beslenme alışkanlıklarının küçük yaşlarda şekillendiği düşünüldüğünde, tatlı ihtiyacını karşılamak için sunulan seçenekler de önem taşıyor. Bir paket çikolata ya da gofret yerine mevsim meyvesi, yoğurt ve meyve, hurma, kuru incir, dut kurusu, ceviz gibi seçenekler değerlendirilebiliyor.
Geleneksel mutfakta yer alan tahin-pekmez gibi ürünler de ölçülü miktarlarda farklı ara öğün seçeneklerine dönüştürülebiliyor. Bunun yanında evde hazırlanan sütlü tatlılar, meyveli tatlılar veya daha kontrollü içerikle hazırlanan ev yapımı tatlılar da çocukların tatlı isteğine alternatif oluşturabiliyor.

Örneğin çocukların severek tükettiği bir muhallebi, meyveyle zenginleştirilebileceği gibi, evde hazırlanabilecek çıtır kadayıflı bir muhallebi de tatlı kültürünün tamamen paketli ürünlere bırakılmaması açısından farklı bir seçenek olabilir.
Ancak burada önemli bir ayrım bulunuyor. “Doğal” olan her besinin sınırsız tüketilebileceği anlamına gelmiyor. Bal, pekmez ve kuru meyveler de şeker içeriyor. Bu nedenle amaç, çocuğun gün boyunca sürekli tatlı tüketmesini sağlamak değil; tatlı isteği ortaya çıktığında daha çeşitli ve besleyici seçeneklerin de bulunduğunu göstermek.

Sağlıklı beslenme anlayışında temel nokta yalnızca tatlıyı değiştirmek değil; çocuğun günlük beslenmesini sebze, meyve, tahıl, süt ve süt ürünleri ile protein kaynakları açısından dengeli ve çeşitli hale getirmek.
Bu nedenle çocukların tatlı alışkanlığına ilişkin yaklaşım, “Tatlı yeme” demekten çok, “Tatlı istediğinde ne sunuyoruz?” sorusuna odaklanabilir.

Çünkü bir çocuk için tatlı; her zaman parlak ambalajlı bir ürün, bir gofret ya da çikolata olmak zorunda değil.
Bazen bir meyve, biraz yoğurt, ölçülü miktarda kuru meyve veya evde hazırlanmış bir tatlı da çocuğun tatlı isteğini karşılayabilecek seçenekler arasında yer alabilir.

Mesele tatlıyı tamamen hayatımızdan çıkarmak değil, çocukların tatlı anlayışını yalnızca market raflarına bırakmamak.





