Erzincan’ın Üzümlü ilçesinde meydana gelen heyelanın ardından ortaya atılan ve ilçe merkezinin tehdit altında olduğunu öne süren iddialara bilim insanlarından yanıt geldi. Bölgede saha ve dron incelemesi gerçekleştiren akademisyenler, ana dağ kütlesinde kayma riski bulunmadığını bildirdi.
Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) Coğrafya Bölümü akademisyenleri, Üzümlü ilçesinde yaşanan heyelan sonrası kamuoyuna yansıyan ve vatandaşlar arasında paniğe yol açan iddialar üzerine bölgede kapsamlı bir inceleme başlattı. Dün gerçekleştirilen çalışmalarda uzman ekip; jeolojik ve jeomorfolojik gözlemlerin yanı sıra havadan dron çekimleriyle tüm alanı mercek altına aldı.

"Hareketlilik Ana Kayada Değil, Yüzeysel Molozda"
Uzmanlar ilk olarak ilçe merkezinin yaklaşık 800 metre kuzeybatısında yer alan Çermeler mevkisi ile Korkoru arkının kuzeyindeki heyelan sahasını inceledi.
Yapılan tespitlerde kaymanın, şistlerden oluşan geçirimsiz metamorfik temel kayanın üzerinde biriken az tutturulmuş, suya doygun yamaç molozunda gerçekleştiği belirlendi. Birkaç metre kalınlığındaki bu gevşek malzemenin eğim etkisiyle aşağı yönlü aktığı, hareketin ise hemen yandaki dere ve sırtın doğal set oluşturması sayesinde son bulduğu kaydedildi. Ana kayaçta herhangi bir hareketliliğin gözlenmediği ve olayın tamamen lokal kaldığı vurgulanırken, AFAD tarafından da raporlanan alanın rehabilite edilmesi ve teknik takibinin sürdürülmesi gerektiği belirtildi.
"İlçeyi Tehdit Edecek Büyük Bir Kütle Hareketi Yok"
Kamuoyunda tedirginliğe yol açan "büyük heyelan ilçe merkezine inecek" iddialarına yönelik olarak Üzümlü ilçe merkezi ile Kızlarkalesi Tepesi arasındaki dağ kütlesi de detaylı biçimde incelendi.
Sahanın metadasit, metabazit ve şist gibi son derece sert ve rijit kayaçlardan meydana geldiğini aktaran akademisyenler, tabakalanma eğimlerinin kuzeye doğru olmasının büyük ölçekli bir kaymayı zorlaştırdığını belirtti. Bölgedeki faylara bağlı düşen blok üzerindeki gevşek malzemede şiddetli yağışlar sonrası küçük yarıntı ve yüzeysel kaymalar oluştuğu, ancak ana dağ kütlesinde kopmayı tetikleyecek hiçbir yatay yarılmaya rastlanmadığı açıklandı.
Saha bulgularına göre dağ kütlesinin kayarak ilçe merkezini tehdit edebileceğine dair bir emarenin bulunmadığı kaydedilirken; Erzincan genelinde riskli alanların Üniversite, AFAD ve MTA iş birliğiyle jeolojik, jeofizik, CBS ve uzaktan algılama teknikleri kullanılarak düzenli olarak takip edilmesinin önem taşıdığı ifade edildi.





