Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) koordinasyonunda yürütülen "Yerel Kalkınma Hamlesi" ve "Anadoludakiler" projeleri kapsamında, Erzincan’ın köklü zanaat geleneklerinden bakır işlemeciliğinin önemi ve kültürel değeri vurgulanıyor.
Kökleri Milattan Önce 1000’li yıllarda Doğu Anadolu’nun zengin bakır yataklarını işleyen Urartu medeniyetine kadar uzanan bakır işleme sanatı, günümüzde de Erzincanlı ustaların ellerinde ve tokmak sesleri eşliğinde yaşatılmaya devam ediyor.
Fırınlarda işlenerek dayanıklı levhalara dönüştürülen bakır; ustaların elinde çaydanlık, semaver, tencere, tava, ibrik, kazan, tas ve sini gibi gündelik ve sanatsal eşyalara dönüşüyor. Şekil verme işleminin ardından kalaylanan ürünler, kabartma ve oyma teknikleriyle ince ince işleniyor. Bakıra nakşedilen lale, narçiçeği, yaprak ve selvi motifleri ise bu kadim sanata hem estetik bir kimlik hem de derin bir kültürel anlam kazandırıyor.
Geçmişin "kızıl izlerini" sabır ve emekle geleceğe taşıyan Erzincan bakır işlemeciliği, yalnızca bir el sanatı olmanın ötesinde Anadolu’nun binlerce yıllık zanaat hafızasını yaşatmaya devam ediyor.





