Erzincan İl Müftüsü İsmail Fakirullahoğlu son günlerde yaşanan ve toplumu derin üzüntüye boğan okullardaki saldırılarla ilgili açıklama yaptı.

Müftü Fakirullahoğlu şu ifadelere yer verdi; “Sessiz Bir Sorgulama, Aslında burada yazdıklarımızın çoğu yeni şeyler değil,

Sayın Valimiz Doç. Dr. Hamza Aydoğdu’nun her gençlik buluşmamızda bize ve kurum amirlerine özellikle hatırlattığı hususlar kürsülerde defalarca söylendi. Televizyonlarda dinledik. Hocalarımızdan işittik. Uzmanların yıllardır dile getirdiği hakikatler bunlar

ben sadece toparladım bir araya getirdim. Aynı dertten süzülen cümleler oldu.

Çocuk dediğimiz şey boş bir sayfa değil. Gözünü açtığı evin havasını soluyor önce. Ne varsa orada, onu alıyor içine. Biz neyi yaşıyorsak, o da onu öğreniyor.

Sonra bir gün bakıyoruz. Sertleşmiş, öfkelenmiş, uzaklaşmış.

Ve soruyoruz: “Bu çocuklara ne oldu?”

Biraz durup düşününce cevap çok uzak değil aslında. Evde dil sertleşti önce.

Sabır azaldı, tahammül daraldı. Kırıcı sözler normalleşti.

Çocuk da bunu iletişim zannetti. Biz anlattık, ama yaşamadık.

Sabır dedik, sabırsız davrandık. Merhamet dedik, en küçük hatada yıktık geçtik.

Çocuk sözümüzü değil, hâlimizi aldı.

Bir de kalpler boş kaldı. Maneviyat zayıfladı. Allah bilinci, hesap duygusu, merhamet terbiyesi. Bunlar verilmeyince çocuk ölçüyü dışarıda aradı. E dışarısı sert…

Orada güçlü olan haklı gibi görünüyor. Ekranlar da işin içine girince

şiddet sıradanlaştı. Gördükleri şeyler artık onları sarsmıyor.

Bir de anlaşılmamak var. Belki de en derini. Dinlenmeyen, görülmeyen genç

ya içine kapanıyor. ya da öfkeyle konuşuyor. Şimdi dönüp sadece çocuğa bakmak kolay.

Ama biraz da kendimize bakmak gerek. Çünkü şu gerçek değişmiyor:

Çocuklar sözümüzü değil, izimizi takip ediyor. Ve unutmayalım…

Bugün kınadığımız ne varsa, yarın bizim evimizin içinden çıkabilir.

O yüzden mesele çocukları düzeltmekten önce kendimizi gözden geçirmek.

Çünkü terbiye dediğimiz şey, çoğu zaman anlatılan değil, yaşanandır.