Erzincan Dörtyol’da Millet Kıraathanesi’nin arka bölümünde her gün aynı saatlerde dikkat çeken bir buluşma yaşanıyor. Çok sayıda güvercin, kendileri için hazırlanan yemi beklerken, bu görüntünün arkasında ise gönüllü bir iyilik hikâyesi bulunuyor.
Selimoğlu İş Hanı’nda kuaförlük yapan Eser Yeter, uzun süredir güvercinlerin beslenmesi için kendi imkânlarıyla buğday alıyor. Her hafta yaklaşık 25 kilogram buğdayı güvercinlere ulaştıran Yeter, bu masrafın tamamını da kendisi karşılıyor.
Yeter, güvercinleri her gün saat 10.00 sıralarında beslediğini ve kuşların zamanla bu saate alıştığını belirtiyor. Beslenme saatinin geçirilmesi halinde güvercinlerin aynı şekilde gelmediğini ifade eden Yeter, bu nedenle onların günlük düzenini bozmamaya çalıştığını söylüyor.
“Bunlar da bize Allah’ın vermiş olduğu bir emanettir” diyen Yeter, yaptığı işin kendisi için yalnızca yem vermekten ibaret olmadığını ifade ediyor.
Yeter, özellikle güvercinlerin yavruladığı dönemlerde yeterli beslenmenin daha da önemli olduğunu belirterek, “Karınları doymadığında yavrularından yalnızca bir tanesini kurtarabiliyorlar. Karınları doyduğunda ise diğer yavrularını da kurtarabiliyorlar” sözleriyle neden düzenli olarak yem verdiğini anlatıyor.
Kış aylarında daha fazla önem taşıyor
Eser Yeter’e göre güvercinler için asıl zorlu dönem ise kış ayları. Kar yağışıyla birlikte doğal ortamda yiyecek bulmanın güçleştiğine dikkat çeken Yeter, bu nedenle kış aylarında yem vermenin çok daha önemli olduğunu söylüyor.
Güvercinler adeta saati biliyor
Dörtyol’daki alanda ortaya çıkan görüntüler ise dikkat çekiyor. Eser Yeter’in yemleme saatine yaklaşmasıyla birlikte güvercinler bölgede toplanıyor. Kısa sürede alanı dolduran kuşlar, adeta kendileri için hazırlanan sofranın saatini biliyor.
Yeter’in anlattığı bu rutin, Erzincan’da insan ile şehirde yaşayan canlılar arasındaki dikkat çekici bağlardan birini de ortaya koyuyor.
Erzincan’ın şehir merkezinde zaman zaman kargalarla gündeme gelen görüntülerin aksine, Dörtyol’daki bu alan bugünlerde güvercinlerin buluşma noktasına dönüşmüş durumda.
Belki de Erzincan denildiğinde yalnızca kargaların değil, güvercinlerin de akla geldiği bir şehir manzarası ortaya çıkıyor.





