Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Erzincan Şube Başkanı Hüseyin Taner, Ağrı’nın Hamur ilçesinde görev yapan öğretmen Irmak Ayşe Koparan’ın şüpheli ölümüne ilişkin yazılı bir basın açıklaması yaptı.
Taner açıklamasında, Irmak Ayşe Koparan’ın ölümünün yalnızca bir ölüm haberi olarak geçiştirilemeyeceğini belirterek, olayın kadın eğitim emekçilerinin yaşam hakkı, can güvenliği, çalışma koşulları ve kamu kurumlarının koruma yükümlülüğü açısından ciddi soru işaretleri barındırdığını ifade etti.
Kadın eğitim emekçilerinin özellikle görev yaptıkları birçok bölgede barınma sorunları, yalnızlaştırma, güvencesizlik, sosyal destek mekanizmalarının yetersizliği, idari baskılar ve ayrımcı uygulamalar gibi çeşitli şiddet biçimleriyle karşı karşıya kaldığını vurgulayan Taner, kamu otoritelerinin bu sorunları görmezden geldiğini ve kalıcı çözümler üretmediğini savundu.
Kadınların yaşam hakkını tehdit eden koşulların münferit olmadığını belirten Taner, kadınların eşitlik, güvenlik ve özgürlük taleplerini görmezden gelen politikaların, toplumsal cinsiyet eşitliği karşıtı söylemlerin, kadınları koruyan uluslararası mekanizmalardan uzaklaşılmasının, cezasızlık uygulamalarının ve erkek egemen yönetim anlayışının kadınların yaşam hakkını sistematik biçimde ihlal eden bir tablo ortaya çıkardığını ifade etti.
Kadın cinayetlerinin, şüpheli kadın ölümlerinin ve kadınlara yönelik şiddetin arttığı bir ortamda her ölümün titizlikle soruşturulması ve kamuoyunun tatmin edici biçimde bilgilendirilmesinin devletin temel sorumluluğu olduğunu kaydeden Taner, eğitim emekçisi kadınların güvenli çalışma ve yaşam koşullarına sahip olmasının yalnızca bireysel bir hak değil, kamusal bir yükümlülük olduğunu dile getirdi.
Milli Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere ilgili tüm kamu kurumlarının eğitim emekçilerinin güvenliğini sağlamak, çalışma ortamlarında ortaya çıkabilecek baskı ve şiddet biçimlerini önlemek ve gerekli koruma mekanizmalarını etkin biçimde işletmek zorunda olduğunu belirten Taner, eğitim emekçilerinin karşı karşıya kaldığı mobbing, ayrımcılık ve şiddet vakalarının görmezden gelinmesinin kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Irmak Ayşe Koparan’ın ölümüyle ilgili tüm süreçlerin yakından takipçisi olacaklarını vurgulayan Taner, kadınların yaşam hakkını savunmanın; şiddete, baskıya, mobbinge, ayrımcılığa ve cezasızlık politikalarına karşı mücadele etmeyi, eşitlikçi ve özgür bir yaşamı savunmayı gerektirdiğini belirtti.
Açıklamada, Irmak Ayşe Koparan’ın ölümünün tüm yönleriyle aydınlatılması, olayla ilgili tüm iddiaların etkin, bağımsız ve şeffaf biçimde soruşturulması, varsa ihmali, sorumluluğu veya kusuru bulunan kişi ve kurumların ortaya çıkarılarak gerekli işlemlerin yapılması ve kadın eğitim emekçilerinin güvenli çalışma ve yaşam koşullarını sağlayacak önlemlerin acilen alınması çağrısında bulunuldu.
Eğitim Sen Erzincan Şubesi adına açıklamasını tamamlayan Hüseyin Taner, Irmak Ayşe Koparan’ın ailesine, yakınlarına, öğrencilerine ve tüm eğitim emekçilerine başsağlığı dileyerek, ölümün üzerinin örtülmesine, gerçeğin karartılmasına, sorumluların korunmasına ve kadın eğitim emekçilerinin yaşam hakkının görmezden gelinmesine izin vermeyeceklerini, gerçekler ortaya çıkıncaya kadar sürecin takipçisi olacaklarını ifade etti.