25 Mart 2009 tarihinde Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nu taşıyan helikopterin, Kahramanmaraş’ın Göksun ilçesi yakınlarında düşmesi sonucu Yazıcıoğlu ile birlikte 5 kişi hayatını kaybetmişti. Olay, Türkiye’nin siyasi tarihine “en çok tartışılan kazalardan biri” olarak geçti.
Kazada, BBP Sivas İl Başkanı Erhan Üstündağ, Sivas Belediye Meclis Üyesi adayı Murat Çetinkaya, İl Başkan Yardımcısı Yüksel Yancı, İhlas Haber Ajansı muhabiri İsmail Güneş ve pilot Mustafa Kaya İstektepe de yaşamını yitirmişti.
Kaza sonrası başlatılan arama-kurtarma çalışmaları, özellikle ilk saatlerde yaşanan gecikmeler nedeniyle kamuoyunda geniş yankı uyandırmış, süreç uzun yıllar boyunca tartışmaların odağında yer almıştı. Helikopterin enkazına ulaşılma süreci, koordinasyon eksikliği iddiaları ve bazı teknik ayrıntılara ilişkin soru işaretleri, yıllar boyunca hem siyasi hem de hukuki boyutlarıyla gündemde kalmaya devam etti.
Dönemin şartlarında yapılan soruşturmalar ve yargı süreçleri farklı tartışmaları da beraberinde getirirken, olayın aydınlatılmasına yönelik çağrılar kamuoyunda sık sık gündeme geldi.
Siyasi yaşamı boyunca “duruşu, milliyetçi kimliği ve toplumsal hassasiyetleriyle” tanınan Muhsin Yazıcıoğlu, ölümünün ardından da geniş kitleler tarafından saygı ve rahmetle anılmaya devam ediyor. Sevenleri, Yazıcıoğlu’nun siyasi çizgisini ve duruşunu “ilkeli siyaset” örneği olarak değerlendiriyor.
Vefatının 17. yıl dönümünde Yazıcıoğlu ve beraberinde hayatını kaybeden yol arkadaşları, Türkiye’nin dört bir yanında düzenlenen programlar ve anma mesajlarıyla yad ediliyor.
Kamuoyunda ise en çok dile getirilen mesajlardan biri değişmiyor:
“Böylesi isimlerin kıymeti yaşarken bilinmeli, geride sadece acı değil dersler de bırakılmalı.”





