Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte çocukların uyku, ders çalışma, fiziksel aktivite ve öğün düzenleri de yeniden şekilleniyor. Uzmanlar, bu dönemde çocukların yeterli ve dengeli beslenmesinin büyüme ve gelişmenin yanı sıra dikkat, öğrenme, enerji düzeyi ve genel sağlık açısından önemli olduğunu belirtiyor.
Uzmanlara göre uzun süren gece açlığının ardından güne kahvaltıyla başlamak, çocukların günlük beslenme düzeninin önemli bir parçasını oluşturuyor. Kahvaltıda protein, kompleks karbonhidrat ve sağlıklı yağ kaynaklarının birlikte tüketilmesi öneriliyor.
Yumurta, peynir, süt veya yoğurt gibi protein kaynaklarının; tam tahıllı ekmek, yulaf ve benzeri karbonhidrat kaynaklarıyla sebze veya meyvelerle birlikte tüketilmesinin dengeli bir öğün oluşturabileceği ifade ediliyor.
Her çocuğun sabah iştahının ve beslenme alışkanlığının aynı olmadığına dikkat çeken uzmanlar, kahvaltının bir mücadele alanına dönüştürülmemesi gerektiğini vurguluyor. Çocuğun tüketebileceği uygun ve farklı alternatiflerin sunulmasının daha sağlıklı bir yaklaşım olduğu belirtiliyor.
Beslenme çantasına farklı besin grupları eklenmeli
Okulda geçirilen uzun saatler nedeniyle beslenme çantasının içeriğinin de önem taşıdığı ifade ediliyor. Uzmanlar, beslenme çantasında yalnızca paketli atıştırmalıkların bulunması yerine farklı besin gruplarından seçeneklere yer verilmesini öneriyor.
Amaç, kusursuz bir beslenme çantası hazırlamak yerine çocuğun gün içerisinde farklı besin gruplarına ulaşabileceği dengeli seçenekler sunmak olarak değerlendiriliyor.
Su tüketimi ihmal edilmemeli
Çocukların okul sırasında oyun, ders ve sosyal aktiviteler nedeniyle susadıklarını fark etmeyebileceğine dikkat çeken uzmanlar, yeterli sıvı tüketiminin günlük yaşamın önemli bir parçası olduğunu belirtiyor.
Çocukların okula kendi mataralarıyla gitmesi ve gün içerisinde düzenli olarak su içmelerinin desteklenmesi öneriliyor. Şekerli içeceklerin ise günlük sıvı ihtiyacının temel kaynağı haline gelmemesi gerektiği ifade ediliyor.
Paketli ürünlerde yasak yerine denge önerisi
Uzmanlar, çocukların beslenmesinde bazı yiyeceklerin tamamen yasaklanmasının doğru bir yaklaşım olmayabileceğine dikkat çekiyor. Çikolata, kek ve bisküvi gibi ürünlerin günlük beslenmenin temelini oluşturmaması, daha besleyici seçeneklerle dengelenmesi gerektiği belirtiliyor.
Çocuklara sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırılırken besinleri “iyi” ve “kötü” şeklinde sınıflandırmak yerine çeşitlilik ve denge kavramlarının öğretilmesi öneriliyor.
Sebze ve meyvede çeşitlilik önemli
Büyüme dönemindeki çocukların vitamin, mineral, lif ve antioksidanlardan yeterli miktarda faydalanabilmesi için sebze ve meyvelerin beslenmede düzenli olarak yer alması gerektiği belirtiliyor.
Farklı renklerde sebze ve meyvelerin sofraya eklenmesinin hem besin çeşitliliğini artırabileceği hem de çocukların yeni tatlarla tanışmasına yardımcı olabileceği ifade ediliyor.
Özellikle seçici yiyen çocuklarda bir besini ilk denemede sevmemenin normal olduğu belirtilirken, reddedilen yiyeceklerin tamamen beslenmeden çıkarılması yerine farklı zamanlarda ve farklı şekillerde yeniden sunulması öneriliyor. Çocuğu zorlamak yerine yeni tatları keşfetmesine fırsat verilmesinin daha uygun olduğu vurgulanıyor.
Amaç sürdürülebilir beslenme alışkanlığı
Uzmanlar, okula dönüş döneminde temel hedefin çocukların beslenmesini katı kurallarla kontrol etmek değil; yeterli, dengeli, çeşitli ve sürdürülebilir bir beslenme düzeni oluşturmak olması gerektiğini belirtiyor.
Çocukluk döneminde kazanılan doğru beslenme alışkanlıklarının yalnızca okul başarısı ve günlük enerji düzeyi açısından değil, yaşam boyu sürdürülebilecek sağlıklı alışkanlıkların oluşturulması açısından da önem taşıdığı ifade ediliyor.





