Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikret Gülaçtı, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, çocukların bir milletin geleceğindeki belirleyici rolüne dikkat çekti.

Gülaçtı, 23 Nisan’ın yalnızca Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılış tarihi olmadığını, aynı zamanda bir milletin yeniden doğuşunun simgesi olduğunu belirterek, “Bir milletin geleceği yalnızca anayasalarda ya da savaş meydanlarında şekillenmez. O gelecek, bir çocuğun gözlerinde parlar, oyun alanlarından yükselen neşede hayat bulur” ifadelerini kullandı.

“23 Nisan, Bir Dirilişin Sembolüdür”

23 Nisan 1920’nin Türk milleti için tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Gülaçtı, işgal altındaki bir coğrafyada kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin, millet iradesinin en güçlü göstergesi olduğunu kaydetti. Gülaçtı, bu tarihin yalnızca siyasi bir gelişme değil, aynı zamanda toplumsal ve ruhsal bir dönüşüm olduğunu ifade etti.

Mustafa Kemal Atatürk’ün bu anlamlı günü çocuklara armağan etmesinin derin bir anlam taşıdığını belirten Gülaçtı, gerçek egemenliğin çocukların yüreğinde filizlenen umutla başladığını dile getirdi.

“Çocuklar Bir Medeniyetin Çiçeğidir”

Açıklamasında çocukları “çiçek” metaforuyla tanımlayan Gülaçtı, çocukların hem kırılgan hem de güçlü bir yaşam enerjisi taşıdığını ifade etti. Toplumların yenilenmesinde çocukların neşesi ve merakının önemli rol oynadığını belirten Gülaçtı, 23 Nisan’ın bir medeniyetin yeniden çiçeklenme zamanı olduğunu söyledi.

“Her Neslin Bir Kızılelması Vardır”

Toplumsal gelişimin nesiller arası bir köprü olduğuna dikkat çeken Gülaçtı, her neslin kendine ait hedefleri bulunduğunu belirtti. Kızılelma kavramına da değinen Gülaçtı, bunun toplumların ulaşmak istediği idealleri simgelediğini ifade ederek, günümüz çocuklarının hedeflerinin bilim, adalet ve insanlık değerleri etrafında şekillendiğini kaydetti.

“Gelecek, Çocuklara Yapılan Yatırımla Şekillenir”

Çocukların yalnızca bilgiyle değil; ahlak, empati ve sorumluluk bilinciyle yetiştirilmesi gerektiğini vurgulayan Gülaçtı, sağlıklı ve özgüvenli bireylerin toplumun refahını doğrudan etkilediğini belirtti.

Gülaçtı, açıklamasının sonunda şu ifadelere yer verdi:
“23 Nisan, bir takvim günü olmanın ötesinde, milletimizin kendine olan inancının tazelendiği bir gündür. En büyük yatırım, bir çocuğun gözlerindeki ışığı söndürmemektir. Umudun başka bir adı yoktur; adı çocuktur.”