Ajans Erzincan köşe yazarı Prof. Dr. Mehmet Cihat Üstün EBYÜ’de başlayan yeni akademik yıl nedeniyle ilgi çekici bir yazı paylaştı. Üstün’ün bu haftaki köşe yazısı şöyle;

“Sevgili Öğrenciler,

28 Eylül 2026 tarihi itibarıyla yeni bir akademik yılın kapılarını sizler için aralayan Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesine hoş geldiniz. Türkiye’nin dört bir yanından, birbirinden farklı şehirlerden, kültürlerden ve hayat hikâyelerinden kopup gelerek eğitim hayatınızın yeni ve önemli bir sayfasını Erzincan’da açıyorsunuz. Öncelikle sizleri, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesini tercih ederek akademik hayatınıza burada devam etme kararınızdan dolayı tebrik ediyor; 2026-2027 akademik yılının sizler için başarı, huzur, sağlık, dostluk ve güzel hatıralarla dolu olmasını diliyorum.

Üniversiteye başlamak bir eğitim kurumunun kapısından içeri girmekten ziyade insanın kendisini yeniden tanıdığı, dünyaya bakışını genişlettiği, mesleğini öğrendiği, dostluklar kurduğu ve hayata hazırlanırken kendi yolunu çizmeye başladığı büyük bir yolculuktur. Sizler de bugün yalnızca Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesine adım atmakla kalmayıp aynı zamanda kadim bir şehrin hikâyesine ortak oluyorsunuz.

Heybetli dağların çevrelediği Erzincan; bereketli geniş ovaları, temiz havası ve kendine özgü tabiat güzellikleriyle insanı karşılayan; tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış köklü bir Anadolu şehridir. Fakat Erzincan’ı yalnızca dağları, ovaları ve tarihi eserleriyle tanımlamak Erzincan için haksızlık olur. Erzincan; kültürel hayatı, sosyal imkânları, sanat ve eğlence alanları, spor faaliyetleri, doğal güzellikleri, tarihi dokusu, sanayi ve üretim kapasitesiyle öğrencilerine farklı dünyaların kapılarını açabilecek zengin bir şehir hayatı sunmaktadır.

Burada geçireceğiniz yıllar yalnızca dersliklerle sınırlı kalmayacak; sizi hayata hazırlayacak yaşamın gerçek yüzü ile de karşılaşacak, hayatı hayat mücadelesinde bizzat tanıklayacaksınız. Sosyal Bilimler alanında eğitim gören bir öğrencimiz için Erzincan’ın çok katmanlı tarihî ve kültürel yapısı, Anadolu’nun toplumsal hafızasını yerinde gözlemleyebileceği canlı bir laboratuvar niteliğindedir. Türk dili ve edebiyatı, tarih, sosyoloji, coğrafya, psikoloji, hukuk, din bilimleri, eğitim bilimleri, iktisat, işletme ve benzeri alanlarda eğitim alan öğrenciler; şehrin sosyal dokusunu, yerel yönetim anlayışını, ticari hayatını, kültürel değerlerini ve insan ilişkilerini akademik bilgileriyle birlikte değerlendirme fırsatı bulabilecekler.

Fen Bilimleri alanında öğrenim gören öğrenciler için Erzincan, teorik bilginin araştırma, deney, ölçüm ve analiz yoluyla gerçek hayatla buluşturulabileceği önemli bir uygulama alanıdır. Fizik, kimya, biyoloji, matematik, bilgisayar bilimleri ve mühendislik öğrencileri; edindikleri bilgileri şehrin tarım, hayvancılık, enerji, çevre, teknoloji ve sanayi potansiyeli üzerinden uygulamaya dönüştürebileceklerdir.

Kimya ve biyoloji öğrencileri su, toprak ve çevresel numuneler üzerinde analizler yapabilir; çevre ve mühendislik öğrencileri atık yönetimi, su kaynaklarının korunması, enerji verimliliği ve sürdürülebilir üretim konularında saha ve proje çalışmaları gerçekleştirebilirler. Fizik, bilgisayar ve mühendislik öğrencileri ise üretim süreçleri, otomasyon, veri analizi, modelleme ve teknolojik uygulamalar üzerinden gerçek problemlere çözüm geliştirme fırsatı bulabileceklerdir. Erzincan’ın tarım ve hayvancılık potansiyeli de toprak, bitki, gıda ve verimlilik araştırmaları açısından önemli imkânlar sunmaktadır. Alanında uzman akademisyenlerin rehberliğinde öğrenciler; soru soran, deney yapan, veri toplayan, analiz eden ve çözüm üreten araştırmacılar olarak yetişeceklerdir. Böylece Erzincan, fen bilimleri öğrencileri için bilginin yalnızca öğrenildiği değil, gerçek hayatta uygulandığı bir eğitim ortamına dönüşecektir.

Sağlık Bilimleri öğrencileri açısından da Erzincan; toplum sağlığı, sağlık hizmetlerinin sunumu, şehir ve kırsal nüfusun sağlık ihtiyaçları, koruyucu sağlık uygulamaları ve farklı yaşam çevrelerinin sağlık üzerindeki etkilerini gözlemleyebilmek bakımından önemli fırsatlar barındırmaktadır. Böylece akademik eğitim, yalnızca kitaplardan ve derslerden ibaret kalmayacak; sahada gözlem, uygulama, araştırma ve insanla temas yoluyla zenginleşecektir.

Bu yolculukta en büyük kazanımlarınızdan biri de Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesinin alanında uzman akademik personeli olacaktır. Dersliklerde, laboratuvarlarda, araştırma ortamlarında ve akademik çalışmalarınız sırasında bilgi ve tecrübelerinden yararlanacağınız hocalarınız, sizlerin bir meslek erbabı olmanıza katkı sunmanın yanında bilimsel düşünme, sorgulama, araştırma ve üretme kültürü kazanmanıza da katkı sağlayacaktır. Onlarla kuracağınız akademik iletişim, üniversite yıllarınızın en kıymetli hatıraları arasında yer alacaktır.

Üniversite hayatı yalnızca derslere girip sınavlara hazırlanılan bir dönem değildir. İyi bir üniversite deneyimi; zihnin yanında bedenin, ruhun ve sosyal yönlerin de geliştiği bütüncül bir süreci ifade eder. Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi kampüsü de öğrencilerine akademik hayatın yanında spor, kültür, sanat ve sosyal faaliyetlerle kendilerini ifade edebilecekleri bir üniversite yaşamı sunmaktadır.

Kampüs içerisinde gerçekleştirilen sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler öğrencilerin ders yoğunluğundan uzaklaşarak takım ruhunu, dayanışmayı, mücadele azmini ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını geliştirmelerine imkân vermektedir. Sosyal, kültürel ve farklı sportif etkinliklere katılan öğrenciler, bu şekilde yeni arkadaşlıklar kuracak, farklı bölümlerden öğrencilerle tanışacak ve üniversite aidiyetlerini güçlendireceklerdir. Özellikle kültürel ve sanatsal faaliyetler üniversite yıllarının unutulmaz parçalarıdır. Konferanslar, söyleşiler, seminerler, sergiler, tiyatro ve çeşitli sanat etkinlikleri, öğrencilerin kendi alanlarının dışına çıkarak farklı düşünce ve sanat dünyalarıyla tanışmalarına fırsat sağlayacaktır. Üniversitenin öğrenci toplulukları aracılığıyla gerçekleştirilecek sosyal ve kültürel çalışmalar ise sizlere yalnızca izleyen değil, üreten, organize eden, sorumluluk alan ve kendisini ifade eden bireyler olma imkânı verecektir.

Bir öğrencinin üniversiteden kazanacağı en değerli şeylerden biri de belki bir ders kitabında yazmayan bu tecrübelerdir. Bir spor müsabakasında takım arkadaşınızla omuz omuza mücadele etmek, bir kültür-sanat etkinliğinde sahneye çıkmak, bir öğrenci topluluğunda görev almak, bir konferansta farklı bir düşünceyle karşılaşmak veya bir sosyal sorumluluk projesinde başka insanların hayatına dokunmak; üniversite yıllarınızı akademik olduğu kadar insani yönden de zenginleştirecektir.

Erzincan’da öğrenci olmak aynı zamanda şehirle bütünleşmek demektir. Erzincan Valimiz Sayın Doç. Dr. Hamza Aydoğdu, Erzincan Belediye Başkanımız Sayın Bekir Aksun ve Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Ufuk Kuyrukluyıldız başta olmak üzere şehrin mülki ve yerel yöneticilerinin öğrenciyi merkeze alan, öğrencinin şehir hayatındaki yerini önemseyen bir yönetim anlayışını öncelemeleri, sizlerin Erzincan’daki yaşamınızı daha anlamlı hâle getirecek önemli bir kazanımdır. Şehir ile üniversite arasındaki bağın güçlenmesi, öğrencilerin sosyal ve kültürel hayata katılımının desteklenmesi, gençlerin kendilerini bu şehrin bir parçası olarak hissetmeleri son derece değerlidir.

Üniversite yerleşkesinin şehir merkezine yaklaşık 13-15 kilometre mesafede bulunması, ilk bakışta bir uzaklık gibi düşünülebilir. Ancak ulaşım imkânlarının günün ilk ışıklarından gecenin son saatlerine kadar öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde devam etmesi, kampüs ile şehir arasındaki bağı canlı tutmaktadır. Böylece üniversite yaşamınız ile şehir hayatınız arasında güçlü bir hareketlilik kurabileceksiniz.

Burada özellikle akademik eğitime yeni adım atan öğrencilerimiz için Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi yerleşkesinde 30 Eylül 2026 Çarşamba günü düzenlenen “Hoş Geldiniz Kahvaltısı” etkinliğini çok anlamlı bulduğumu ve bu etkinliğin takdire şayan olduğunu belirtmekten de geçemeyeceğim. Zira bu “Hoş Geldiniz Kahvaltısı” üniversite-öğrenci bütünleşmesi için güzel bir başlangıç; kampüse yeni adım atan öğrenciler için yeni arkadaşlıkların kurulması, üniversite ortamının tanınması, aidiyet duygusunun güçlenmesi ve yeni akademik yılın heyecanının paylaşılması bakımından büyük bir moral ve motivasyon kaynağı olmuştur. İlk günlerin heyecanını, çekingenliğini ve bilinmezliğini birlikte aşmanın en güzel yollarından biri, aynı sofrada buluşabilmektir.

Sevgili gençler,

Buraya hangi şehirden, hangi ilçeden, hangi köyden veya hangi coğrafyadan gelmiş olursanız olun, artık mekanı Erzincan olan bir hikâyenin parçasısınız. Bu şehirde geçireceğiniz yıllar içerisinde yalnızca diploma sahibi olmayacak; dostluklar kuracak, mesleki ve akademik açıdan gelişecek, hayatın farklı yüzlerini tanıyacak ve belki de ömrünüz boyunca unutamayacağınız hatıralar biriktireceksiniz.

Günün birinde mezuniyet cübbelerinizi giyip Erzincan’dan ayrılırken geride yalnızca bir üniversite kampüsü bırakmayacaksınız. Bu şehrin sokaklarından, dağlarından, insanlarından, dostluklarından ve hatıralarından bir parçayı da yanınızda götüreceksiniz.

Çünkü insan bir şehirde yıllar geçirince yalnızca o şehri tanımaz; şehir de insanın kalbinde kendisine bir yer açar.

Yeni akademik yılınızın bilgiyle, başarıyla, sağlıkla, kardeşlikle ve güzel hatıralarla dolu olmasını diliyorum. Kendinizi keşfedeceğiniz, alanınızda uzmanlaşacağınız, hayallerinizi büyüteceğiniz ve geleceğe güvenle yürüyeceğiniz güzel bir üniversite hayatı geçirmenizi temenni ediyorum.

Artık hangi memleketten geldiğinizden bağımsız olarak Erzincan’ın bir parçasısınız. Sizler, bu şehrin gençleri, misafirleri ve aynı zamanda manevi evlatlarısınız.

Yolunuz açık, bahtınız güzel, ilminiz bereketli, geleceğiniz aydınlık olsun.

Erzincan sizi bekliyordu; şimdi siz Erzincan’ın hikâyesine dâhilsiniz.

Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi ailesine hoş geldiniz. Erzincan’a hoş geldiniz.”

Muhabir: Semih PEKER