Türkiye'de tütün kullanımının gelecek kuşaklarda azaltılması amacıyla doğum tarihine dayalı yeni bir model gündeme geliyor. Üzerinde çalışılan düzenlemede, 1 Ocak 2015 ve sonrasında doğan kişilere tütün ürünlerinin satışının ömür boyu engellenmesi hedefleniyor. Düzenlemenin temel amacı ise yalnızca mevcut kullanıcıları azaltmak değil, yeni nesillerin tütün ürünleriyle hiç tanışmamasını sağlayacak bir “dumansız nesil” oluşturmak.
Hedef yalnızca bugünü değil, gelecek kuşakları korumak
Doğum tarihine göre tütün satışının sınırlandırılması, klasik yaş sınırından farklı bir yaklaşım ortaya koyuyor. Mevcut sistemde 18 yaş altındaki kişilere tütün ürünü satışı yasakken, gündeme gelen modelde belirlenen doğum tarihinden sonraki kuşakların ilerleyen yaşlarda da tütün ürünlerine yasal erişiminin engellenmesi öngörülüyor.
Bu yaklaşım uluslararası literatürde “tobacco-free generation” (tütünsüz nesil) veya “smoke-free generation” (dumansız nesil) olarak adlandırılıyor. Dünya Sağlık Örgütü Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi kapsamında da doğum yılına göre tütün satışının sınırlandırılması, daha güçlü tütün kontrol politikalarının uygulanabileceği alanlardan biri olarak değerlendiriliyor.
TBMM kayıtlarında tütün satışının denetlenmesine ilişkin çalışmalar
Tütün ürünlerinin çocuklara erişiminin engellenmesi konusu TBMM gündeminde de daha önce yer aldı. 2025 yılında 18 yaş altındaki kişilere sigara satışının engellenmesine yönelik çalışmalara ilişkin yazılı soru önergesi verilirken, 2026 yılında da çocuklara tütün ürünü satışı yapan işletmelerin denetimine ilişkin bir başka yazılı soru önergesi TBMM kayıtlarına geçti.
Yeni modelin ise daha kapsamlı bir yaklaşım ortaya koyması ve düzenlemenin ekim ayında TBMM gündemine taşınmasının planlandığı belirtiliyor. Ancak doğum tarihine dayalı ömür boyu satış yasağı henüz yürürlükte bulunan bir düzenleme değil; teklifin Meclis sürecinden geçmesi gerekiyor.
Bilimsel çalışmalar: Amaç yeni neslin tütün kullanmasını önlemek
Dumansız nesil yaklaşımının arkasında yalnızca hukuki bir tartışma değil, uzun vadeli halk sağlığı modelleri de bulunuyor.
Dünya Sağlık Örgütü bünyesindeki Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC) tarafından 2024 yılında yayımlanan modelleme çalışmasında, 2006-2010 yılları arasında doğan kişilere tütün satışının yasaklanması senaryosu incelendi. Çalışma, bu tür bir politikanın uygulanması halinde 2095 yılına kadar yaklaşık 1,2 milyon akciğer kanserine bağlı ölümün önlenebileceğini öngördü. IARC, bu modeli genç kuşaklarda sigara kullanımının başlamasını engellemeye yönelik daha geniş “tütünsüz nesil” yaklaşımının bir parçası olarak değerlendirdi.
Hakemli Tobacco Control dergisinde yayımlanan başka bir çalışmada da doğum tarihine dayalı tütün satış kısıtlamalarının, tütün kullanımını zaman içerisinde normalleştiren ticari ve toplumsal yapıyı değiştirme potansiyeli bulunduğu belirtildi. Çalışmada bununla birlikte uygulamanın tek başına değil, diğer tütün kontrol politikalarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekildi.
Bir başka 2026 tarihli modelleme çalışması ise İngiltere'de 2009 ve sonrasında doğanlara tütün satışını yasaklayan “dumansız nesil” politikasının uygulanması halinde, 12-30 yaş grubunda sigara kullanım oranının uzun vadede önemli ölçüde düşebileceğini öngördü. Çalışmada politika ile birlikte özellikle sosyoekonomik farklılıkların azaltılması için hedefli uygulamaların da önem taşıdığı belirtildi.
Bu yalnızca bir satış yasağı değil
Dumansız nesil yaklaşımının temelindeki düşünce, bugünün sigara içenlerini cezalandırmaktan ziyade yarının tütün kullanıcılarının ortaya çıkmasını engellemek.
Bu nedenle doğum tarihine dayalı model, yıllar içerisinde kendiliğinden genişleyen bir politika olarak değerlendiriliyor. Belirlenen tarihten sonra doğan her yeni kuşak sisteme dahil olurken, daha önce doğanların mevcut yasal hakları korunuyor.
Bu yönüyle model, tütün kullanımını bir anda ortadan kaldırmayı değil, yeni kullanıcıların sisteme katılmasını zaman içerisinde azaltarak tütün kullanımının nesiller boyunca gerilemesini hedefliyor.
Dünyada da tartışılan bir model
Dumansız nesil politikası yalnızca Türkiye'nin gündeminde değil. Dünya Sağlık Örgütü Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi, doğum yılına göre tütün satışını sınırlandıran düzenlemeleri doğrudan “tütünsüz nesil” politikaları olarak tanımlıyor. Bu tür düzenlemelerin hukuki açıdan doğum yılına göre ayrım oluşturduğu yönündeki itirazların da bazı ülkelerde gündeme geldiği görülüyor.
Dolayısıyla Türkiye'de gündeme gelen düzenleme, klasik bir sigara satış yasağından öte, tütün kullanımının gelecek kuşaklar üzerinden kademeli biçimde azaltılması hedefinin Türkiye'deki olası karşılığı olarak değerlendirilebilir.
Asıl hedef: Tütünle tanışmayan bir nesil
Türkiye'de hazırlanması planlanan düzenlemenin yasalaşması halinde tartışmanın yalnızca “kimlere sigara satılacak?” sorusuyla sınırlı kalması beklenmiyor.
Asıl mesele, çocukların ve gençlerin tütün ürünlerine erişiminin azaltılması, tütün kullanımının toplumsal olarak normalleşmesinin önüne geçilmesi ve uzun vadede tütün kullanmayan yeni kuşakların oluşması.
Bu nedenle “dumansız nesil” hedefi, bugünün değil, önümüzdeki on yılların halk sağlığı politikası olarak öne çıkıyor.





