Anayasa Mahkemesi, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eşe bağlanan yoksulluk nafakasına ilişkin önemli bir karara imza attı. Mahkeme, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “süresiz olarak” ibaresini Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti. Karar, 30 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı.
Mevcut düzenlemenin iptal edilen bölümünde, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafın, boşanmada kusuru daha ağır olmamak koşuluyla diğer tarafın mali gücü oranında süresiz olarak yoksulluk nafakası talep edebileceği hükme bağlanıyordu. Anayasa Mahkemesi, bu düzenlemenin uygulamada nafaka yükümlülülüğünün süre bakımından sınırlandırılmasına yönelik açık bir çerçeve oluşturmadığı değerlendirmesinde bulundu.
Kararın Gerekçesi
Anayasa Mahkemesi kararında, boşanma sonrasında ekonomik açıdan dezavantajlı duruma düşen eşin korunmasının sosyal devlet ilkesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Bununla birlikte mahkeme, nafaka yükümlülülüğünün nafaka borçlusu açısından aşırı ve olağan dışı bir külfete dönüşmemesi gerektiğine dikkat çekti.
Kararda, nafakanın süresinin belirlenmesinde evliliğin süresi, tarafların yaşı, sağlık durumu, ekonomik ve sosyal şartları, nafaka alacaklısının kendi geçimini sağlayabilme kapasitesi ve boşanma sonrasındaki hayatına etkisi gibi unsurların dikkate alınabileceği ifade edildi. Mahkeme, somut olayın özelliklerine göre değerlendirme yapılabilmesini sağlayacak daha açık ve öngörülebilir bir düzenlemeye ihtiyaç bulunduğu sonucuna vardı.
Nafaka Tamamen Kaldırılmadı
Kararın en önemli noktalarından biri ise yoksulluk nafakasının tamamen kaldırılmamış olması. Anayasa Mahkemesi yalnızca Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Dolayısıyla karar, boşanma sonrasında yoksulluğa düşen eşin yoksulluk nafakası talep etme imkanını ortadan kaldırmıyor.
Ayrıca Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesinde yer alan; nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi, evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi gibi durumlarda nafakanın kaldırılmasına ilişkin hükümler de kararın konusu olmadı. Nafaka miktarının tarafların mali durumlarındaki değişikliklere göre artırılıp azaltılabilmesine ilişkin mekanizmalar da mevcut düzenlemede yer almaya devam ediyor.
Karar Hemen Uygulanmayacak
Anayasa Mahkemesi, düzenlemenin iptalinin doğurabileceği hukuki boşluğu dikkate alarak kararın yürürlüğe girmesini erteledi. Buna göre iptal hükmü, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girecek. Kararın Resmî Gazete’de 30 Eylül 2026'da yayımlanması nedeniyle iptal hükmünün 30 Haziran 2027 itibarıyla yürürlüğe girmesi bekleniyor.
Bu süre içerisinde mevcut düzenleme yürürlükte kalacak. Meclisin ise bu süre içinde, Anayasa Mahkemesi’nin kararında ortaya konulan çerçeve doğrultusunda yoksulluk nafakasının süresi ve uygulanma koşullarına ilişkin yeni bir yasal düzenleme yapması mümkün olacak.
Kısacası: Karar, “nafaka kaldırıldı” anlamına gelmiyor. Süresiz nafakaya ilişkin mevcut yasal ifadenin iptal edilmesi ve bu alanda yeni bir düzenleme yapılması için hukuki sürecin başlaması anlamına geliyor.





