Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi eski Dekanı Prof. Dr. Mehmet Kavukçu’nun toplumsal sorunlara ve doğaya dikkat çekmek amacıyla hayata geçirdiği sanatsal çalışmalar, Erzincan’da farklı yönleriyle gündeme geliyor. Barış Manço Parkı’nda bulunan metal konstrüksiyon ve kuru ağaçlardan oluşan çalışmaların bugün herhangi bir açıklama veya anlatı olmadan durması, eserin yeniden düzenlenmesi gerektiği yönündeki değerlendirmeleri beraberinde getiriyor.
Erzincan merkezde bulunan Barış Manço Parkı’ndaki metal konstrüksiyon, geçmişte kadına yönelik şiddete dikkat çekmek amacıyla hazırlanan “Şiddeti Düşünmek VIII: Kadın” çalışmasıyla gündeme gelmişti. Prof. Dr. Mehmet Kavukçu tarafından gerçekleştirilen çalışma, metal iskelet, buz ve ışıklandırma unsurlarıyla kadının toplumdaki yeri ve şiddet sorununu sanatsal bir anlatımla ele alıyordu.
Ancak bugün parkta bulunan metal konstrüksiyon, üzerinde eserin amacını ve anlatmak istediği mesajı açıklayan herhangi bir unsur olmadan duruyor. Parkın önünden geçen vatandaşlar açısından yapının neyi temsil ettiği, hangi düşünceyle oluşturulduğu ve günümüzde nasıl değerlendirilmesi gerektiği soruları öne çıkıyor.
Kuru Ağaçlar Yaşam ve Ölüm Arasındaki Bağı Anlatıyordu
Prof. Dr. Mehmet Kavukçu’nun doğa ve çevre konularını ele alan çalışmaları arasında orman yangınlarının yol açtığı tahribata dikkat çeken performans ve enstalasyonlar da bulunuyor. Sanatçının yanmış, kurumuş ağaçları kullandığı çalışmalarında yaşam ile ölüm, doğanın varlığı ile yok oluşu arasındaki ilişkiyi görünür kılmak amaçlanıyordu.
Erzincan’da bulunan kuru ağaçlar da bugün herhangi bir açıklama veya bilgilendirme olmadan varlığını sürdürüyor. Sanatsal bir düşüncenin parçası olarak değerlendirilen bu unsurlar, mevcut görünümleriyle bazı vatandaşlar tarafından yalnızca kuru dallar ya da atıl durumda bırakılmış parçalar olarak algılanabiliyor.
Oysa bir sanat eserinin taşıdığı anlamın, eserin oluşturulduğu dönemdeki amacı kadar bugün insanlara ne anlattığıyla da ilişkili olduğu biliniyor. Bu nedenle söz konusu çalışmaların ilk ortaya çıkış amaçlarının ziyaretçilere aktarılması, eserlerin daha anlaşılır hale gelmesine katkı sağlayabilir.
Vatandaşlara Sorduk: Eser Böyle mi Kalmalı?
Barış Manço Parkı’ndaki metal konstrüksiyon ve kuru ağaçların mevcut durumu hakkında vatandaşların görüşlerine başvurduk. Birbirinden farklı yanıtlar veren vatandaşların değerlendirmelerinde, eserin neyi anlattığının daha anlaşılır hale getirilmesi ve mevcut görünümünün yeniden ele alınması konusu öne çıktı.
Bazı değerlendirmelerde, eserin hikâyesini ve vermek istediği mesajı anlatan bilgilendirme panolarının yerleştirilmesiyle mevcut yapının daha anlamlı hale gelebileceği düşüncesi öne çıkarken, farklı bir düzenleme yapılması gerektiğini savunan görüşler de dile getirildi.
Eser Yeniden Düzenlenebilir mi?
Barış Manço Parkı’ndaki çalışmaların geleceğine ilişkin değerlendirmelerde iki seçenek öne çıkıyor: Mevcut eserlerin sanatsal anlatısını güçlendirecek düzenlemeler yapılması veya alanın farklı bir abide, sanat eseri ya da çevre düzenlemesiyle yeniden ele alınması.
Prof. Dr. Mehmet Kavukçu’nun eserlerinin taşıdığı düşünsel arka planın, uygun bilgilendirme ve düzenlemelerle ziyaretçilere aktarılması, çalışmaların daha doğru anlaşılmasını sağlayabilir. Diğer yandan mevcut görünümün yeniden değerlendirilmesi de parkın estetik bütünlüğü ve kamusal alanın kullanımı açısından tartışılabilecek seçenekler arasında yer alıyor.
Asıl soru şu: Bir sanat eseri, onu oluşturan düşünceyi anlatamadığında nasıl değerlendirilmelidir? Barış Manço Parkı’ndaki metal konstrüksiyon ve kuru ağaçlar, mevcut haliyle mi kalmalı, yeniden anlam kazandıracak bir düzenlemeyle mi ele alınmalı, yoksa yerlerine farklı bir çalışma mı yapılmalı? Bu sorunun yanıtı, sanatçının yaklaşımı ve ilgili kurumların değerlendirmelerinin yanı sıra vatandaşların görüşleriyle de şekillenebilir.





