Ajans Erzincan köşe yazarı Gıyasettin Çetinkaya bu haftaki yazısında Demokrasi, seçimler ve toplumsal huzur konusunu kaleme aldı. Çetinkaya’nın yazısı şöyle;
“Artık insanlar, huzurlu ve monoton bir hayat yaşamayı tercih etmek zorunda kalıyor. Çünkü Türkiye’de yaşanan ani gelişmeler karşısında, insanlar en doğal düşüncesini bile dile getirirken “Aman, başıma bir iş gelmesin, kimseyle aram bozulmasın.” endişesi taşıyor.
Genel seçimler, yerel seçimler, STK seçimleri derken toplum öyle bir bölündü ki insanlar artık birbirini düşüncesine göre değil, tarafına göre değerlendiriyor. Kimin yanında duruyorsun, kimi destekliyorsun, hangi görüştesin? Sanki insan olmanın önüne taraf olmak geçti.
Oysa demokrasi, farklı düşüncelerin düşmanlık sebebi değil, zenginlik olarak görüldüğü bir yönetim anlayışıdır. Herkesin aynı düşünmesini beklemek değil, farklı düşünenlerin de birbirine saygı duyabilmesidir.
Şimdi kendimize şu soruyu sormalıyız:
Biz gerçekten demokrasiye sahip değil miyiz, yoksa demokrasiyi yaşamayı ve farklı fikirlere tahammül etmeyi henüz öğrenemedik mi?
Çünkü bir ülkede insanlar düşüncelerini özgürce ifade etmek yerine sessiz kalmayı tercih ediyorsa, orada yalnızca demokrasi değil, toplumsal huzur da sorgulanmalıdır.”





