Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Cihat ÜSTÜN Edep ve Ahlak konulu yazısını okuyucularıyla paylaştı. Üstün yazısında şu ifadelere yer verdi;

“İnsan için akıl en büyük sermayedir, insan aklı sayesinde düşünür; fakat insanı yaradılışına uygun bir varlık yapan yalnızca düşünme yeteneği değildir. Akıl, ahlakla birleştiğinde farklı bir anlam katmanına geçiş sağlanmış olur. Bilgi, edep ile yoğrulduğunda insanlık için hizmet kapıları aralanmış olur. Bu nedenle edep ve ahlaktan yoksun bir zekânın kıymetten beyhude olma hâli yalnızca birey için değil, bütün toplum için üzerinde ciddi manada düşünülmesi gereken önemli bir meseledir.

Zekâ insana imkân verir; edep ise o imkânın nasıl kullanılacağını öğretir. Zeki fakat edepten yoksun bir insan, sahip olduğu bilgiyi başkalarını küçümsemek, kandırmak veya kendi çıkarını büyütmek için kullanabilir. Oysa gerçek değer, bilmekten önce bildiğini doğru yerde ve doğru amaçla kullanabilmektir. Bu minvalde toplumların ilerlemesi de yalnızca zeki insanların çoğalmasına değil, bilgiyi vicdanla birleştiren insanların yetişmesine ve varlığına bağlıdır.

Türk düşünce tarihinin önemli eserlerinden Kutadgu Bilig, bu anlayışın güçlü örneklerini bünyesinde barındırmaktadır. Yusuf Has Hâcib, insanın toplum içindeki değerini yalnızca makamı veya bilgisiyle değil, aklı, sözü, davranışı ve ölçülü olmasıyla ilişkilendirir. Eserde yöneticiden sıradan insana kadar herkes için akıl ile erdemin birlikte bulunması gerektiği vurgulanır. Çünkü akıl yol göstermezse insan yanılabilir; ahlak yol göstermezse insan aklını yanlış amaçlar için kullanabilir. Bu bakımdan eser, bilgili olmanın yanında ölçülü, adaletli ve sorumlu olmayı da öğütlemektedir.

Atebetü’l-Hakâyık da bilgi ve edebin birbirinden ayrılmaması gerektiğini hatırlatır. Edip Ahmet Yüknekî, eserde bilginin insanı yücelten bir değer olduğunu belirtirken cehaletin ve kötü davranışların insanı küçülteceğine dikkat çeker. Eserin temel düşüncelerinden biri şudur: İnsan yalnızca bilmekle olgunlaşmaz; bildiğini davranışlarına yansıtması gerekir. Bu anlayış, günümüzde de geçerliliğini koruyan güçlü bir ahlak ölçüsüdür.

Bu düşünce, Yunus Emre’nin insanın önce kendisini tanıması gerektiğini anlatan ünlü dizelerinde de karşımıza çıkar:

“İlim ilim bilmektir,

İlim kendin bilmektir;

Sen kendini bilmezsin,

Ya nice okumaktır?”

Bu sözler, bilginin yalnızca zihinde biriktirilen bir veri yığını olmadığını hatırlatır. İnsan ne kadar okur, öğrenir ve düşünürse düşünsün, öğrendikleri davranışlarına yansımıyorsa bilgisi eksik kalır. Meseleye bu çerçeveden baktığımızda gerçek zekânın, yalnızca doğru cevabı bulmak değil, aynı zamanda doğru olanı yapma sorumluluğunu üstlenmek olduğu ortaya çıkar.

Bugün toplum için örnek teşkil edecek insan modeli; çok konuşan değil, sözünün sorumluluğunu taşıyan; çok bilen değil, bilgisini faydaya dönüştüren; zekâsıyla öne çıkarken edebiyle çevresine güven veren şahsiyettir. Böyle insanlar ailede saygıyı, okulda sorumluluğu, iş hayatında dürüstlüğü ve toplumda güveni çoğaltır. Onların davranışları, başkalarına da sessiz fakat güçlü bir eğitim verir. Çünkü ahlak, yalnızca öğütlerle değil, davranışlarla da öğretilir. İbn Haldun’a atfedilen “Çocuklarınızı terbiye etmeye çalışmayın. Zira onlar size benzeyeceklerdir” sözü bu durumu adeta resmetmektedir.

Öyleyse çocuklarımıza yalnızca başarılı olmayı değil, başarının nasıl kullanılacağını da öğretmeliyiz. Gençlerimizi yalnızca bilgiyle değil, vicdanla yetiştirmeliyiz. Onlara “Nasıl daha zeki olurum?” sorusunun yanında “Zekâmı kimin ve neyin iyiliği için kullanmalıyım?” sorusunu da sordurmalıyız. Aile, okul ve toplum bu konuda ortak bir sorumluluk üstlenmelidir.

Çünkü zekâ insanı güçlü kılar; edep ise o güce yön verir. Güç ile ahlak birleştiğinde insan yalnızca kendisini değil, çevresini de ihya eder ve yüceltir. İşte gelişmiş ve muasır medeniyetler sevieyesine ulaşmış bir toplum, yalnızca akıllı insanların çokluğuyla değil; aklını edeple taçlandıran, bilgisini iyilikle birleştiren ve yaşantısıyla örnek olan şahsiyetlerin çoğalmasıyla tecelli eder.”

Muhabir: Semih PEKER