Erzincan’da yıllardır İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü hizmet binasında muhafaza edilen tarihi eserlerin Erzincan Müzesi’ne aktarılmasının ardından, şimdi de bu eserlerin neler olduğu merak konusu oldu.
Müdürlük bünyesinde korunan eserler arasında, Erzincan ve çevresinin farklı dönemlerine ışık tutan arkeolojik ve taş eserlerin bulunduğu görülüyor.

Eserler arasında özellikle Urartu dönemine ait olduğu değerlendirilen buluntular dikkat çekiyor. Erzincan’ın en önemli arkeolojik merkezlerinden biri olan Altıntepe, Urartu döneminin bölgedeki en güçlü izlerinden birini taşıyor. Resmî kaynaklara göre Altıntepe kazılarında MÖ 8. yüzyıla tarihlenen fildişi ve madeni eserler, miğfer ve kalkanlar, seramikler ile çeşitli insan, hayvan ve tanrı figürleri ortaya çıkarıldı.

Urartu izleri dikkat çekiyor
Müzeye aktarılan eser grupları arasında hayvancılık ve üretim faaliyetleriyle ilişkilendirilebilecek araçlar, hayvan figürleri, özellikle koyun figürleri ve pişmiş toprak kaplar öne çıkıyor.
Pişmiş toprak kaplar, dönemin günlük yaşamına ilişkin önemli ipuçları taşıyor. Büyük depolama kapları ise geçmişte gıda ve çeşitli ürünlerin muhafazasında kullanılan kapların nasıl olduğunu göstermesi bakımından önem taşıyor.
Altıntepe buluntuları arasında seramiklerin yanı sıra madeni eşyalar, silahlar, koşum takımları ve tarımsal araçların da bulunduğu biliniyor.

Erzincan yalnızca Urartu’dan ibaret değil
Eserler arasında daha sonraki dönemlere ait taş eserlerin de bulunması, Erzincan'ın tarihinin yalnızca Urartu dönemiyle sınırlı olmadığını ortaya koyuyor.
Erzincan ve çevresi Roma döneminde de önemli tarihî gelişmelere sahne oldu. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün tarihçesinde Roma ordularının MÖ 1. yüzyıldan itibaren bölgeye yönelik seferleri ve Erzincan yöresindeki Roma-Pontus mücadeleleri aktarılıyor.
Kent ve ilçelerinde Roma dönemine ait izler de bulunuyor. Kemaliye çevresinde Roma döneminden günümüze ulaşan mezarlık ve kalıntılar bulunurken, Pigan ve Arsanias gibi alanlarda Roma ve sonraki dönemlere uzanan izlere rastlanıyor.
Bu nedenle depoda bulunan haç motifli taşların da Roma sonrası Doğu Roma/Bizans dönemine ait olabileceği değerlendirilebilir. Ancak eserlerin kesin dönemlerinin belirlenmesi için müze envanter kayıtları ve uzman incelemesi gerekiyor.

Selçuklu ve Osmanlı döneminden taş eserler
Erzincan'ın Orta Çağ ve Osmanlı dönemlerine uzanan tarihi de taş eserlerde kendisini gösteriyor.
Depoda bulunan eser grupları arasında lahitler, mezar taşları ve üzerinde yazı bulunan taş parçaları da dikkat çekiyor. Özellikle Osmanlı Türkçesiyle yazılmış mezar taşları, dönemin kişi adları, unvanları, tarihleri ve mezar kültürü hakkında bilgi verebilecek nitelikte.
Erzincan'ın Kemah ilçesi de Türk-İslam tarihi açısından önemli merkezlerden biri. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Kemah'ın Malazgirt Zaferi sonrasında Mengücek Beyliği'nin ilk merkezlerinden biri olduğunu ve bölgede Selçuklu, İlhanlı, Celayirli, Akkoyunlu ve Osmanlı dönemlerine ait önemli tarihî izler bulunduğunu belirtiyor.

Asıl merak edilen ise envanter
Bugün için en dikkat çekici konu ise bu eserlerin tam olarak hangi kazı alanlarından çıkarıldığı, hangi döneme tarihlendiği ve müze envanterindeki kayıtlarının ne olduğu.
Özellikle Altıntepe gibi Erzincan'ın arkeolojik açıdan son derece önemli merkezlerinden çıkarılan eserler, bölgenin binlerce yıllık geçmişine ışık tutuyor. Resmî kaynaklar Altıntepe'nin günümüze ulaşan en sağlam Urartu şehirlerinden biri olduğunu ve kazılarda çok sayıda arkeolojik eserin ortaya çıkarıldığını belirtiyor.
Dolayısıyla Erzincan Müzesi'ne aktarılan eserlerin isim, dönem, buluntu yeri ve envanter numaralarıyla birlikte açıklanması, hem kamuoyunun merakını giderecek hem de şehrin kültürel mirasının daha görünür hale gelmesini sağlayacak.
Çünkü yıllarca bir hizmet binasında muhafaza edilen bu taşlar, kaplar, figürler ve diğer arkeolojik buluntular yalnızca geçmişten kalan nesneler değil; Erzincan'ın hangi medeniyetlere ev sahipliği yaptığının somut izleri.





