Alevi inanç takviminde önemli bir yere sahip olan Hızır Orucu, 2026 yılında genel kabul gören takvime göre 10–12 Şubat tarihleri arasında tutulacak. Üç gün sürecek olan bu kutsal oruç dönemi, bireysel niyetlerin yanı sıra toplumsal paylaşma, dayanışma ve manevi arınmanın simgesi olarak kabul ediliyor.

Öte yandan, Hızır Orucu’nun tarihleri yörelere göre farklılık gösterebilmekte; bazı bölgelerde Şubat ayının başından itibaren oruç tutulmaya başlandığı da ifade edilmektedir. Bu çeşitlilik, Alevi inanç pratiğinin yerel geleneklerle şekillenen zengin yapısını yansıtmaktadır.

Alevi toplumunda Hızır’ın anıldığı bu günlerde oruç tutuluyor, niyetler ediliyor ve lokmalar paylaşılıyor. Gelenek ile inancın buluştuğu Hızır Orucu’nun manevî etkisinin, 2026 yılında da güçlü bir şekilde hissedilmesi bekleniyor.

Hızır Orucu Hangi Günler Tutulacak?

2026 yılında Hızır Orucu şu tarihlerde tutulacak:

  • 10 Şubat 2026 Salı

  • 11 Şubat 2026 Çarşamba

  • 12 Şubat 2026 Perşembe

Bu günler, Alevi inancında Hızır’ın hatırlandığı ve anıldığı özel zamanlar olarak kabul ediliyor.

Hızır Orucu Nedir?

Hızır Orucu, Alevi inancında Hızır’ın yardımı, bereketi ve kurtarıcı yönü esas alınarak tutulan geleneksel bir oruçtur. Sadece bedensel bir ibadet olarak değil; manevî arınma, niyet etme ve içsel muhasebe olarak değerlendirilir.

Alevi kültüründe Hızır; dara düşenin yardımcısı, umudun ve kurtuluşun simgesi olarak görülür. Bu nedenle Hızır Orucu, çoğu zaman bir dileğin, niyetin ya da beklentinin ifadesi olarak tutulur.

Hızır Orucu Ne Zaman ve Nasıl Tutulur?

Geleneksel Alevi-Bektaşi uygulamasına göre Hızır Orucu, her yıl Şubat ayının ikinci haftasında, Hızır Günü esas alınarak tutulur. 2026 yılı için bu tarih 10–12 Şubat olarak kabul edilmiştir.

Bazı yöresel uygulamalarda tarih farklılıkları görülse de, güncel Alevi takvimlerinde bu üç günlük dönem Hızır Orucu olarak ilan edilmiştir.

Hızır Orucu şu şekilde tutulur:

  • Oruç üç gün sürer

  • Sahur yapılmaz, niyet akşamdan edilir

  • Gün doğumundan gün batımına kadar yeme ve içmeden uzak durulur

  • Oruç, gün batımında açılır

  • Sade ve gösterişten uzak bir anlayış benimsenir

Hızır Lokması ve Paylaşma Geleneği

Hızır Orucu’nun ardından ya da Hızır Cemi günlerinde Hızır Lokması dağıtılır. Lokma;

  • Oruç sonrası

  • Bir niyetin kabulü için

  • Toplumsal dayanışmayı güçlendirmek amacıyla

canlarla paylaşılır. Lokma, imkânlar ölçüsünde hazırlanır ve gösterişten uzak tutulur.

Hızır Orucu’nun Manevî Anlamı

Hızır Orucu;

  • Paylaşma ve dayanışma bilincini güçlendirir

  • Niyetle yapılan ibadetin anlamını derinleştirir

  • Toplumsal birlik ve bireysel arınmayı teşvik eder

Bu yönüyle Hızır Orucu, Alevi inanç ve kültüründe yalnızca bir ibadet değil, aynı zamanda birlik, umut ve dayanışmanın sembolü olarak görülür.

Hızır Kimdir?

Hızır, İslam inancı ve özellikle Alevi kültüründe önemli bir yere sahip olan, yardımı, bilgeliği ve zor durumda olanlara yetişmesiyle anılan kutsal bir şahsiyettir. Kur’an-ı Kerim’de Kehf Suresi’nde, Hz. Musa ile olan yolculuğuyla anlatılır; bu kıssada Hızır, Allah tarafından kendisine özel bir ilim verilen kişi olarak tasvir edilir.

Halk inançlarında Hızır’ın ölümsüz olduğuna, darda kalanlara yardım ettiğine ve ihtiyaç anında insanlara yetiştiğine inanılır. Bu yönüyle Hızır; umut, bereket, kurtuluş ve rehberlik sembolü olarak kabul edilir.

Alevi inancında ise Hızır, yalnızca tarihsel bir şahsiyet değil; adaletin, paylaşmanın ve dayanışmanın manevi temsilcisi olarak görülür. Hızır Orucu da bu inanç çerçevesinde, niyetle tutulan ve Hızır’ın yardımına sığınmayı ifade eden kutsal bir ibadet olarak kabul edilir.