Türk dünyasının ortak geleceği açısından büyük anlam taşıyan Ortak Türk Alfabesi konusunu ele almak üzere Ahmet Yesevi Üniversitesi tarafından Bakü Türkoloji Kongresi'nin 100. yılı nedeniyle "Ortak Türk Alfabesi: Fırsatlar, Sorunlar ve Öneriler" başlıklı panel düzenlendi.

Panele katılan Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Heyeti Başkanı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin 27. Ve son Başbakanı Binali Yıldırım “Ortak Türk Alfabesi meselesi, Aksakallar Konseyi’nin öncelikli çalışma alanlarından biri olarak ele alınmıştır.” Dedi. Yıldırım panelde yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi;
“Türk dünyasının fikir ve düşünce hayatına damga vurmuş, büyük mütefekkir Gaspıralı İsmail Bey’in “Dilde, fikirde, işte birlik” şeklinde özetlediği vizyon, aradan geçen uzun yıllara rağmen bugün de yol gösterici niteliğini korumaktadır.
Türk Devletleri Teşkilatı da tam olarak bu vizyonun kurumsal karşılığıdır. Teşkilat, sadece tarihsel ve kültürel bağları hatırlatan bir yapı değil; gerçek bir birlik ve entegrasyon iddiası taşıyan, geleceğe dönük bir iş birliği platformudur.
Ortak Türk Alfabesi meselesi, bu iddianın hayata geçirilmesinde temel ve tamamlayıcı unsurlardan biridir.
Ortak Türk Alfabesi, Türk Devletleri Teşkilatı’nın vizyonu içinde tali bir kültürel başlık değil; ekonomik entegrasyonu hızlandıran, karşılıklı güveni pekiştiren ve uzun vadeli birlikteliği derinleştiren stratejik bir altyapı unsuru olarak ele alınmalıdır.
Ortak Türk Tarihi bilincinin inşası da bu sürecin ayrılmaz ve tamamlayıcı parçasıdır. Zira ortak hafıza olmadan, ortak gelecek inşa edilemez.
Aksakallar Konseyi; Türk dünyasında ayrıştırıcı değil birleştirici, dayatıcı değil istişareye dayalı, geçmişe takılı değil geleceği inşa eden bir anlayışı temsil etmektedir. Devlet başkanlarının stratejik karar süreçlerine tarihsel perspektif, ortak akıl ve uzun vadeli bakış açısı sunan bu yapı, Türk Devletleri Teşkilatı’nın kurumsal dengesinin önemli bir unsurudur.
Bu anlayış doğrultusunda Ortak Türk Alfabesi meselesi, Aksakallar Konseyi’nin öncelikli çalışma alanlarından biri olarak ele alınmıştır.
Bugün gelinen aşamada 34 harften oluşan Ortak Türk Alfabesi, bilimsel ve akademik tartışma safhasını tamamlamış, siyasi irade ve uygulama aşamasına geçmiştir.
Aksakallar Konseyi, aynı yaklaşımı Ortak Türk Tarihi çalışmaları için de benimsemiştir. Türk dünyasının müşterek tarihi, yalnızca geçmişin bir kaydı değil; ortak geleceğimizin en güçlü harcı olarak görülmektedir
Bu çerçevede Ortak Türk Tarihi çalışmaları resmen başlatılmış; kurumsal çerçevesi, yöntemi ve kapsamı belirlenmiş bir süreç olarak ilerlemeye alınmıştır.
Nihai hedef; akademik titizlikle hazırlanacak iki ciltlik çalışmanın, 2026–2027 döneminde tamamlanarak Türk dünyasının ortak referans eseri hâline gelmesi ve gelecek kuşaklara müşterek bir hafıza ve sağlam bir kimlik zemini bırakmasıdır.
1926 yılında Bakü’de yapılan Birinci Türkoloji Kurultayı, Türk dünyasında ortak alfabe ve dil meselesinin ilk kez müşterek bir iradeyle ele alındığı tarihi bir dönüm noktasıdır. Aradan geçen yüz yılın ardından, bugün yeniden Bakü’nün ve 2026 yılının gündemimize gelmesi, bu sürecin tesadüfi değil; tarihsel bir sürekliliğin doğal sonucu olduğunu göstermektedir.
Biz Aksakallar Konseyi olarak, 2026 yılını sadece sembolik bir anma yılı olarak görmüyoruz. Bu yılı; yıllardır üzerinde çalışılan ortak alfabe ve ortak tarih meselesinin siyasi iradeyle buluştuğu, somut karşılık bulduğu bir dönüm noktası olarak değerlendiriyoruz.
Amacımız acele etmek değil; ama gecikmek de değildir. Sağlam, kapsayıcı ve herkesin sahipleneceği bir süreci, adım adım ve kararlılıkla ilerletmektir. 2026 yılı, bu yaklaşımın hem sembolik hem de somut karşılığını bulacağı bir eşik olacaktır.
Başta Ahmet Yesevi Üniversitesi’ne ve üniversitenin Mütevelli Heyet Başkanı Sayın Prof. Dr. Muhittin Şimşek’e, bu anlamlı toplantının hayata geçirilmesine verdikleri destek ve süreci sahiplenmeleri dolayısıyla teşekkür ediyorum.
Aynı şekilde, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Sayın Büyükelçi Prof. Dr. Derya Örs’e, kurumsal katkıları ve vizyoner yaklaşımları için şükranlarımı sunuyorum.
Türk Dil Kurumu Başkanı Sayın Prof. Dr. Osman Mert’e ve Ortak Türk Alfabesi sürecine bilimsel katkı sunan tüm kıymetli akademisyenlerimize de ayrıca teşekkür ediyorum.” İfadelerine yer verdi.





